29 Mart 2017 Çarşamba


                             Gerçek Dostluğa Dair..

  Kimi çocukluk yıllarımızdan, kimi okulumuzdan, iş yerimizden, apartmanımızdan, kimi de akrabamız olarak girdi hayatımıza.
  Güler yüzlü tanışmalar, arkadaşlığa ve dostluğa evrildi zaman içinde. Bazen çay, kahve ve sıcacık sohbetlerle sabahı gece ettik, bazen de geceyi sabaha devrettik. Aramızda yıl farkı olsada yok saydık, farklarımızı kabullendik. Sinemaya, tiyatroya, pikniğe, tatile birlikte gittik, daha da güzel döndük. Birlikte pişirip, birlikte yedik. Varımızı da, yoğumuzu da var saydık.
  Hasta olduğumuzda, ailelerimizin yetişemediği zamanlar günün hangi saati olursa olsun, hastaneye yetiştirildik. Mutluluğumuzla mutlandık, üzüntümüzle ağladık. Aile olduk, kardeş olduk, dost olduk..
  Hiç gösteriş yapmadık, yeri geldi birbirimizin kıyafetlerini giydik, yeri geldi aynı kıyafeti alıp giyinerek, aynı yerlere gittik. Çünkü bütündük. Açık sözlüydük, kuyu kazmadık, oyun oynamadık, satmadık, sırtımızı gönül rahatlığıyla döndük. 
  Hayat şartları farklı yerlerde olmamıza neden olsa da, üzüldük ama hiç ayrılmadık. Kimini çok erken cennetine uğurladık, hiç unutmadık.. Kimiyle çok uzun süre görüşemesek de tekrar görüştüğümüzde daha da kenetlendik..
  Az'dık ama öz'dük, yârendik, közdük, birbirimize gözdük.. Ruhlarımızı azaltmadık, daraltmadık, hep güzel şeyler kattık. Çünkü, bir insana kendini kötü hissettirmenin, zor durumda bırakıp, onuruyla oynamanın affı yoktur, biliyorduk. Günler geçici olsada, yaşadığımız anılar kalıcıydı, güzel anılar biriktirdik..  Çok uzun seneler geçse de, dostluğu hep yüreklerimizde taşıdık..

  İyi ki tanıştık, iyi ki hayatlarımıza dokunduk...

                                                                                          Tülin Calip



                                                                           

1 yorum: